Mümkün dünyalar içerisinde en mümkün olmayan şey aşk... Eski bir plak çalıyor kafamda... Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar, hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar diyor Cem Karaca.
Aşk imkansız olanı istemek mi hep? Çok istememiz ama asla olmaması mı demek? Hani kavuşamazsan aşk olur derler ya sahiden kavuşamamak mı? Yoksa tüm bunlar birer masal mı?
21.yüzyıl diyorum size, en güzel duyguları en sahte halde yaşatan değil mi bize? İnsanı insana kırdıran bu yüzyıl; güzeli çirkine, çirkini güzele benzetmedi mi? Hangimiz görebiliyoruz artık karanlığın ardındaki aydınlığı ya da aydınlığın içindeki karanlığı?
Bu yüzyılda mı türedi bu maskeler yoksa hep mi vardı insanların maskeleri?
Kafamda binlerce soru, içimde hiç büyümeyen bir çocuk...Galiba ben ve o çocuk hiç büyümeyeceğiz arkadaşlar...
Bazı müzikler çalacak ve biz hep dans edeceğiz, deli sanılacağız müziği duyamayanlar tarafından...
Nietzsche bu yüzyılda yaşasa belki gurur duyardı benimle. Belki hiç dinmeyen şarkılarda, deli sanılmak pahasına dans ederdik birlikte...
Kalbimin şarkılarını duyanlarla olacağım hep, gittiğim her yerde çiçekler açacağım. O şarkılarda dans edeceğiz hep, o çiçekleri birlikte sulayacağız. Nice bahçeler büyüteceğiz birlikte...
Her şey mükemmel olmayacak elbette, ne zaman oldu ki zaten? Ama hep birlikte olacağız...


21. yy bizi sevsin, biz de onu sevelim. Pozitif düşünmeye çalışıyorum şu an:)
YanıtlaSil21.yy bizi sevsin yeter, aşk nasıl olsa bizi bulur... Hem bizden iyisini mi bulacak :))
YanıtlaSilgünaydın rabia hanım, güzel ve keyifli bir gün diliyorum :)
YanıtlaSilnasılsınız, nasıl geçiyor gününüz?